« Önceki |
27/11/2009
blogcuda olan bu ani değişim hepinizi olduğu gibi benide şaşırttı.yenilik her zaman güzeldir ama başta yaşanan uyum zorluklarıda olmasa daha iyi olacak.yada herşey tam oluşmamışmı demeliyim.yeni eklenen blogcudaki son yazılanlar bölümünü çok beğendim.demekki bundan sonra birbirimizi daha iyi takip edebileceğiz.bugün kim ne yapmış diye kapı kapı dolaşmıyacağız.her yeni yazı bizim ayağımıza gelecek.bunun için blogcuyu tebrik etmeli. belki benim henüz algılıyamadığım başka kolaylıklarıda vardır. ama bugün bakıyorum biçok arkadaşım şikayetçi.eh bende bikaç şikayetimi yazayım dedim.ilk önce resim yükleme olayını hiç sevmedim.negatiften resim yükliyemedim.bilgisayardan yüklediklerim küçüçük çıktı.sağolsun bi arkadaşım nasıl düzelteceğimi tarif etmiş ama düzenleme kısmını hiç çalıştıramadım.arkadaş listem birden iki katına çıktı.hepsini toplu halde göremediğimden kimler birden fazla yazılmış bilemiyorum.ayrıca arkadaş listemin büyük bi kısmı blog sayfamda görünmüyo.umarım bu teknik sorunlar biran önce halledilir.blogcu bizamanlar yine böyle bi değişime gitmiş ve biçoğumuz başka yerlerden site açmak zorunda kalmıştık.zira istediğimiz randımanı alamamıştık blogcudan. bazı arkadaşlar blogcudaki sitelerini o günden sonra güncellememişti.yine öyle bi durum oluşmaz umarın.yinede hepimize hayırlı olsun.

daha önce de burada bahsettiğim el bilegi kanalında sinir sıkısması ameliyatını nihayet oldum.doktor açısından başarılı geçen ameliyatın benim açımdan başarılı olup olmadığını zaman gösterecek. ameliyat sol elden olduğu için sağ elimle idare etmeye çalışıyorum ama allah kimseyi bir organından yoksun etmesin.herşeyde olduğu gibi kaybolmadan hiçbirşeyin değeri bilinmiyor.kendime olduğu kadar sizlere de sağlıklar diliyorum.
bir süredir keyiflihobiler arkadaşımın muzdarip olduğu bir konu var.blog hırsızlığı.sonunda benimde başıma geldi. önce kızkardeşimin tesadüf sonucu görmesi beni uyarmasıyla anladımki benim bloğuma da hırsız girmiş. gittim baktım ve gözlerime inanamadım benim burada daha önce cici kızlara başlığı ile yayınladığım ve on marifete de koyduğum modeli, yine aynı başlıka, üstelik resmin üzerine de kendi adını yazarak yayınlamış. siteyi biraz araştırınca bi çoğunu on marifetten aldığı ve hiç adres vermeden modelleri yayınladığını farkettim. üstelik şurada burada diye verdiği linkten yine kendi sitesi çıkıyor pişkinin. ilk önce uyarı babında bir yorum yazıp bikaç gün süre tanıdım kaldırması için. belki hemen farketmeyebilir yorumu diye safça düşünerek.baktımki o bikaç gün içinde bi değişiklik yok üstelik sitesine de sürekli yeni konular koymasına rağmen. yani bu süre zarfında benim yorumu mu görmemesine imkan yok değilmi. eh bende ne yapayım şimdi ikinci adım olarak da adını buradan sizlere duyuruyor ve uyarıyorum.örgüdantel bu sitenin adı. gidin bir bakın özellikle on marifete yazan arkadaşlar.araştırın bakalım belki sizdende bişeyler araklanmıştır.artık üçüncü adımı belki topluca atarız.
bu arada internette gördüğümüz ve hoşumuza giden herşeyi birbirimizle paylaşma adına yayınlanmasına tabiki karşı değilim. benimde bu amaçla açtığım nettenguzelseyler adlı sitem var. karşı olduğum alıntı olduğunun bildirilmemesi.link verilmemesi,üstelik kendi ürünü gibi yayınlaması aslında. bu tip sitelerin çok olduğunu ve belkide farkına varmadığımız bir sürü sitelerde ürünlerimizin böyle yayınlandığı sanıyorum.böyle durumlarda birbirimizi de uyarmamızın yararlı olduğunu düşünüyorum. bu sitede farkettiğim. gönüldenele arkadaşımın iki günlük emeğim başlıklı ürünüde aynı şekilde yayınlanmış ama arkadaşımız resmin üzerine linkini yazdığı için onun ürünü olduğu anlaşılıyor.ama onun haricinde yine hiçbir açıklama yapılmamış ürünün alındığı yer hakkında.

dün gece arenada son ropörtajını izledim. yaptıklarından ziyade, yapmayı istediklerini anlatırken o kadar heyecanlıydın ki. gözüme birden çok genç ve çok sağlıklı göründün.çok erken gittin be türkan hocam. daha yapacak ne çok şeyin varmış onca yaptıklarına karşın. senin yerin tabiki dolmaz.ama gözün arkada kalmasın. öksüz bıraktıkların sahip çıkacaktır senin ideallerine.bayrağını taşıyacak ne çok türkan lar yetiştirdin. öyle birgünde ayrılıyorsunki aramızdan. tamda görmek istediğin gibi. gençler bütün alanlarda el ele omuz omuzaydı bugün.
bütün gösteriler senin içindi sanki.nur içinde yat.
http://www.cydd.org.tr/

arkadaşımız beyazkedi bloglar arası çok güzel bir etkinliğe ön ayak olmuş.hiç bir özel sebebi yokken atatürk ü anmak ve hakkındaki fikirlerimizi bir resmiyle paylaşmak adına.bende seve seve iştirak ettim.konu atatürk olunca benim söyliyceklerim tabiki onu anlatmaya yetmez.onun için çok kısa tutmaya çalışıcam.
önce burda paylaştığım resim üzerinden söylemek isterim ki.seçmekte oldukça zorlandım.o kadar güzel ve özel resimleri varki.her resimde başka bir atatürk var sanki.
savaş yılları üniformalı resimlerinde;vatanı kurtarma hırsı ve azmini;bölünüp parçalanmaya ramak kalmış bir ülkenin umudu tükenmiş milletini bir araya toplayışını;onlara sağladığı güven duygusunu;bu uğurda yitirdiği dava arkdaşlarının genç mehmetlerin derin üzüntüsünü;ona inanıp peşinden gelen fedakar türk milletinin umutlarının boşa çıkmadığını görmenin gurunu gördüm.
genç cumhuriyetin başındaki atatürk resimlerinde;bir ülkeyi baştan kurmanın heyecanını,hevesini;örnek olabilecek diplomat kişiliğini,yurtta ve dünyada barışa verdiği önemi;çiftçisi ile, esnafı ile,kadını ve erkeği ile el ele kalkınmaya verdiği önemi;pırıl pırıl aydınlık bir genç nesil yetiştirme çabalarını gördüm. çocuk sevgisini,hayvan sevgisini gördüm.çevreye verdiği değeri gördüm.baktığım her resimde başka bir atatürk gördüm.
anlıyacağınız biri diğerinden daha özel bir resim bulamadım ve rast gele üstteki resmi aldım.bu resimde sade vatandaş atatürk ü gördüm.dağda çobanla oturup sohbet edebilen,kapısının önünden geçtiği bir vatandaşın bahçesinde oturup çayını içebilen,yeri geldiğinde bir kır kahvesinde yada köşkün bahçesinde tavla oynayabilen.(şimdi bir kısım malum guruplar bunu kumar oynuyordu diye algılasalarda)
yeni bişey değil ama kafama sürekli takıldığından bende yazıp kurtulayım bari dedim. konu şu tv lerdeki yarışma adı altındaki yemek programları.ilk başladığında fazla izlemesemde yeni yemek tarifleri öğrenme adına sempati duyuyordum.hatta blogcu arkadaşlardan biri katılmıştı da tesadüfende yemek yaptığı bölümü izlemiştim.daha sonraları fragmanlarında yada rastladığımda ara ara takılır oldum.birden bütün kanalları sardı.artık benim tarif alma amaçlı gördüğüm yarışma çığrından çıktı.izledikçe gördümki tv kanalları reytink ,yarışmacılarda para uğruna sürekli birbirlerine hakarete varan eleştiriler sergiliyorlar.söylermisiniz bizim hangi kültürümüzde var; yemeğe gittiğimiz evin sahibiyle veya evimize gelen misafirle böyle diyaloglara girmek.ayrıca bu kriz döneminde işinden olan bir sürü insan var. evine bir somun ekmek götürebilme derdinde,çoluğuna çocuğuna bunu nasıl izah edeceğini bilemiyen.o yemeğe muhtaç ailelerin gözünün içine hergece çeşit çeşit yemekleri sokup bide birsürü kusur bulmak.allahtan revamı zaten lüks içinde yaşadıkları her hallerinden belli olan yarışmacılardan birini, usulen birinci seçip bilmem ne kadarlık ödülleri vermek. doğrusu belli başlı tv kanallarının halkın gündemi ile pekte ilgili olmadıkları aşikar.ama bu kadarınada artık pes.
küçük bir arkadaş gurubumuz var.her ay birimizin evinde toplanıp hoş sohbetler yaptığımız.yeme içme konusunda biraz ölçüyü kaçırsakta,birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. hepiniz gibi bizde ailelerimizden,çocuklarımızdan.onlarla ilgili sorunlarımızdan,mutluluklarımızdan bahsediyoruz.bazen de memleket ve dünya üzerine ciddi sohbetlerimizde olmuyo değil.uzun zamandır bu toplantılara katılamamıştım babamın rahatsızlığı nedeni ile.babacığım temmuz ayından beri hastanede.hastalığının ilk iki ayı samsun da yattı.ondan sonrasıda bursa da.şu an uludağ tıp fakültesi yoğun bakım servisinde 1,5 ayını doldurdu ve durumu hiç iyi değil malesef.kız kardeşimle dönüşümlü olarak sinop-bursa arasında mekik dokuyoruz tabiri caizse. ailece çok üzgünüz taktir edersiniz ki.allah kimsenin başına vermesin ümitsiz hastalık.elimiz kolumuz bağlı aylardır.geçen çarşamba günü arkadaşlarımızdan fatoş hanımdaydı toplantı sırası.çok özlemişim herkesi. müsaittim bende katıldım.uzun zaman sonra benim içinde bi değişiklik oldu.kafam dağıldı biraz.arkadaşımız müthiş bi çay masası hazırlamış.birbirinden lezzetli çay saati tatları vardı.sizler için tarif alayım dedim ama yakından resimlerini çektiklerim net çıkmamış.arkadaşlarımın mutfak becerileri çok gelişmiştir hepsininde.bu yönden içlerinde en zayıfı benim diyebilirim.biraz mutfak işini görev icabı yapıyorum sanki.bu becerikli arkadaşlarımdan serpil de sessiz sedasız bir blog açıp sürpriz yaptı hepimize.takip edin diyorum daha yeni ama sergileyeceği çok marifetleri var.gelelim fatoş hanımın marifetlerine.aslında çok güzel elişi örnekleri filan vardı sizler için birini olsun resimliyeyim dedim ama yine beceriksizliğimden parlama yapmış ve örnek net çıkmamış.bi dahaki sefere inş.

hazırladığı güzel menüden benim için değişik ve güzel olan pirinç salatasını anlatayım.ölçü filan almadığımdan ezbere anlatıcam.istediğiniz ölçüde, sıvı yağlı pilav pişiriyorsunuz.içersine de istediğiniz kadar garnitür malzemesi koyuyorsunuz..salata sosu ilave etmeyi de unutmuyorsunuz.soğuk olarak çay yanında servis ediyorsunuz. tavsiye ederim çok lezzetliydi.ellerine sağlık fatoş hanımcım.
biraz geciktim ama buradan herkesin kurban bayramını kutluyorum.uzun sayılabilecek bi tatildeyiz. herkesin gönlünce geçirmesini diliyorum.efendim malum bayram hazırlıkları,allah herkesinkini kabul etsin kurban olayı filan,fırsat bulup tek tek bayram ziyareti yapamadım sitelerinize. sanırım bayramların tadını en çok çocuklar, gençler ve yaşlılar çıkartıyor.çocuklar bayramlık,şeker-çukulata ve harçlık yönüyle; gençler tatil; yaşlılar da gelecek ziyaretçiler yönüyle mutlu oluyorlar. biz orta yaş gurubu daha çok işin sorumluluk kısmıyla ilgiliyiz.benim çocukluğumda büyüklerimiz ah eski bayramlar derlerdi.sonra anladımki bu söz her dönem kullanılıyor.işin aslı herhalde eski bayramlar değilde çocukluğumuzun bayramları. benim çocukluğumda (9 yaşına kadar köyde geçti) bayramlarda ellere kınalar yakılırdı. giyeceğimiz yeni cicilerden ziyade kınanın tutup tutmıyacağı heyecanı ile uyku tutmazdı bütün gece.sabah kalkıp ellerimizi yıkadığımızda gördüğümüz manzara belirlerdi bayramımızın iyi geçip geçmiyeceğini. annelerimizin arife günü yaptığı hazırlıklar bile heyecanlandırırdı bizi. şimdi aynı hazırlıkları biz görev icabı yaparken, acaba çocuklarımızda aynı heyecanı duyuyorlarmı(ydı) bilmiyorum. ama şuda bi gerçek git gide eski anlamını kaybediyor bayramlar.çocuklarımıza en azından ilerde güzel bir iz bırakabilecek bayramlar yaşatabilmeliyiz ki onlarda kendi bayramlarını anlatabilsinler. benimkiler artık çocukluktan çıktılar. bayramları bir arada geçirdiğimiz de ender.onlar gelemedi bu bayram. son gün ben gidicem kısmetse. ayrıca annem,babam,ablam,abim ve biçok akrabam orada.bir taşla birkaç kuş vurucam yani.aslında memleketinde olan ben gurbette sayılıyorum.hayat şartları bizleri ister istemez dağıtıyor bir taraflara.bayramlarda bir araya gelememenin burukluğunu yaşıyorsak demek ki bayram ruhunu kaybetmemişiz.umut var yani.lafı çok uzattım ama birazda bayram hazırlıklarından bahsetmek istiyorum iznizle.genel olarak her yörede bayramın en birinci yiyeceği baklava sanırım. bizim buralarda da baklavanın yanında kurabiye ve nokul da yapılır.nokul iki çeşit yapılır biri soğanlı kıymalı içle, diğeride kuru üzüm,ceviz ve şekerli içle. ilerde kurabiyenin tarifini veririm.nokul içinse daha önceden yayınladığım yoresel yemek sayfasına bakabilirsiniz. biz bayram hazırlıklarını eltim sinuwa ile beraber yapıyoruz.arife günümüz biraz yoğun ve yorucu geçiyor ama beraber iş yaparken mutlu olduğumuzdan yorgunluğumuz biraz hafifiliyor.hepinizin bayramını tekrar kutluyorum.anılarınız hep bayram tadında olsun.







« Önceki |