askıda

İtalya'da Venedik'in kenar mahallelerinden birinde, bir Cafe-Bar'da, espressolarımızı içiyorduk. İçeri giren müşterilerden biri barmene, "iki kahve, biri askıda!" dedi; iki kahve parası verdi, bir kahve içip gitti. Barmen de duvar üzerinde asılı duran çiviye bir küçük kağıt astı. Biraz sonra içeri iki kişi girdi. Onlar da "Üç kahve, biri askıda" dediler; Üç kahve parası verdiler ve iki kahve içtikten sonra gittiler. Barmen "askı"ya yine bir küçük kağıt astı. Bunun gün boyu böyle sürdüğü anlaşılıyordu. Bir süre sonra kahveye, üstü başı biraz eski-püskü, belli ki yoksul bir kişi girdi ve Barmen'e "Askıdan bir kahve!" dedi. Barmen hemen bir kahve hazırladı ve yeni müşterinin önüne koydu. Yoksul kişi, kahvesini içtikten sonra para ödemeden çıktı, gitti. Barmen'se, duvardaki askıya taktığı kağıtlardan birini kopardı, parçalayıp çöp kutusuna attı. Bu günün sonunda, gözlerimizi yaşartan bir "İtalyan toplumsal terbiyesi" öğrendik: Bir Venedikli için yaşamsal olmasa da, kahve, günlük yaşamda önemli bir yer tutmaktadır. Kahve içecek kadar parası olmayan kişilere yardım edebilecek düzeydeki kişiler, bir kahve parası daha ödüyorlar. Yardım ettiği kişiyi görmedikleri için bu kişiler de daha mutlu oluyorlar; kimden geldiğini bilmedikleri bu ikramı kabul edenler de daha huzurlu!                                                                            ünlü italyan sinema sanatçısı vittorio de sica nın bir tv röportajından                                                                                                                                          internet te başı boş gezen alıntı yazılardan biri bu yazdığım.ilk okuduğumda (1,5-2 yıl önce) çok hoşuma gitmişti. neden bizde de yok böyle uygulamalar diye özellikle fırınlarda ekmek ihtiyacı olanlara yapılsa diye düşünmüştüm.gerçi bizim millet olarak yardımseverlik duygularımız çok gelişmiş.yardım için geleni geri çevirenimiz çok azdır.tabi imkanlarımız ölçüsünde.ama burada başka bişey var.ihtiyaç sahibi ezilip büzülmeden, başkaları tarafından sağlansada kendi hakkı olan bişeyden faydalanıyo. bir gazetenin köşe yazısında okudum (adını unuttum vallahi gazetenin) meğer bizde çok eskiden böyle bir uygulama varmış.ramazan aylarında fırının kapısına asılan bir torbaya isteyen ekmek alıp koyuyormuş. ihtiyaç sahipleri de oradan gelip ekmek alırmış. şimdilerde özellikle ramazan aylarında hayırseverler büyük yardımlar yapıyor.belediyeler büyük iftar çadırları kuruyor.ama nedense beni hiç tatmin etmiyo bu yardım olayları.ya bi kamyon erzak götürüp milleti birbirine çiğnettiriyorlar.yada tv den gördüğüm kadarı ile aileler giyinip kuşanıp bi değişiklik olsun diye çadıra iftara gidiyorlar ihtiyacı olsun olmasın. böyle şeyler şova dönüşmeden ve ramazan ayı ile sınırlı kalmadan yapılsa ne güzel olur değilmi. gerçek hayırseverlerin gerçek ihtiyaç sahipleri ile buluşmalarını diliyorum.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !